Isparta Gezi Rehberi: Isparta’da Nereler Gezilir, Neler Yapılır, Neler Yenilir?

Isparta Gezi Rehberi: Isparta’da Nereler Gezilir, Neler Yapılır, Neler Yenilir?

Göller Yöresi’nin en bereketli topraklarından birisi olan Isparta, yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmasının doğal bir getirisi olarak birbirinden güzel tarihi yerlere ve doğal güzelliklere ev sahipliği yapıyor. Doğası, mutfağı ve tarihiyle renkli bir kültüre sahip Türkiye’nin gül ve lavanta cenneti olan kentte keşif dolu bir tatil sizi bekliyor…

Isparta’ya Nasıl Gidilir?

Göller Yöresi’nin en güzel noktalarından birisi olan Isparta’ya ulaşımınızı hava ya da kara yolu ile sağlayabilirsiniz. Eğer hava yolu ile gelmeyi düşünüyorsanız Süleyman Demirel Havalimanı’na İstanbul’dan direkt uçuş seferleri bulunuyor. Havaalanı ilçe merkezine yaklaşık yarım saatlik bir mesafede bulunuyor. Kara yolu ile gelecekseniz şehirlerarası otobüs yolculuğunun yanı sıra güzergahınıza uygunsa Göller Ekspresi tren seferlerinden de faydalanabilirsiniz. Yolculuğunuzu kendi aracınızla yapacaksanız da Isparta’ya İstanbul’dan 6, Antalya’dan 2, İzmir ve Ankara’dan ise yaklaşık 5.5 saatlik mesafe bulunuyor. Şehre eğer lavanta festivali tarihlerinde gelmeyi düşünüyorsanız seyahat biletlerinizi ve konaklama rezervasyonlarınızı erken tarihte yapmanızı öneririz.

İlginizi çekebilir: Türkiye’nin Tren Rotaları: 7 Maddede Göller Ekspresi

Isparta’da Nereler Gezilir?

Çağlar boyunca ana yerleşim yerlerinden birisi olan Isparta birçok doğal ve tarihi güzelliğe sahip. Isparta ziyaretinizde gezip görmenizi önerdiğimiz yerleri sizin için hazırladık. Isparta gezilecek yerler listenizi hazırlamaya başlayın!

Lavanta Vadisi

Yıllardır gül denildiğinde akla ilk gelen kent elbette Isparta ancak son yıllarda ismini lavanta üretimi ile de bir hayli duyurmaya başladı. Her yıl temmuz ve ağustos aylarında düzenlenen lavanta festivalleri ile göz alıcı derinliğe uzanan muhteşem güzellikteki manzarası ve cezbedici kokusuyla birçok ziyaretçisini ağırlıyor. Lavanta üretimi ise Keçiborlu’da bulunan Lavanta Vadisi, Kuşçular, Aydoğmuş, Kuyucak köylerinde yapılıyor.

Kuyucak Köyü

Gözünüzün önünde uçsuz bucaksız lavanta tarlalarının uzandığını ve büyüleyici bir manzaraya baktığınızı düşünün… Kuyucak Köyü, şehrin merkezine 47 kilometre mesafede bulunuyor ve köyde yaklaşık 250 kişilik bir nüfus bulunuyor. Türkiye’deki lavanta üretiminin %93’ü burada karşılanıyor. Lavanta tarlalarının büyüleyici güzelliğinden sıyrılabilirseniz kendinizi yürüyüş, bisiklet ve kamp alanlarına atabilirsiniz. Ayrıca burada lavantadan yapılan birçok lezzeti deneyebilir, ürün satın alabilirsiniz. Kuyucak köyünü detaylı bir şekilde anlattığımız içeriğimizi okumak için buraya tıklayabilirsiniz. 


Eğirdir Gölü

Zengin biyolojik çeşitliliği ile uluslararası öneme sahip olan Eğirdir Gölü’nde tam 225 çeşit kuş barınıyor. Aynı zamanda doğal içme suyu havzasına da sahip. Yedi renkli göl olarak bilinen gölde harika plajlar da yer alıyor. Göl etrafında çeşitli konaklama ve yeme içme hizmeti sunan işletmeler de yer alıyor.


Bedre Koyu Plajı

Türkiye’nin en büyük 4 gölü olan Eğirdir’in Bedre Köyü kıyısında bulunan plaj, yaz aylarında sıklıkla tercih edilen yerlerden birisi. 1500 metre sahil şeridine sahip olan plajda soyunma kabinleri, duş, büfe, aqua park, otopark ve kamp alanları yer alıyor.

Can Ada

Eğirdir Gölü ve Yeşilada arasında konumlanan Can Ada’da eğlenceli bir piknik günü sizi bekliyor. Yalnızca piknik alanlarının olduğu bu yemyeşil adacıkta dinginliğin keyfini çıkarın.

Yeşilada

Eğirdir Gölü’nde bulunan bir başka ada olan Yeşilada, merkeze 1 kilometre kadar oldukça yakın bir noktada bulunuyor. Sıklıkla balık restoranları göreceğiniz adada birçok tarihi nokta da bulunuyor. Buraya geldiğinizde Ada Camii, Yeşilada Hamamı, Aya Stefanos Kilisesi’ni gezmeyi unutmayın.

Kovada Gölü

Zengin flora yapısı ve yaban hayatın çeşitliliği ile dikkat çeken Kovada Gölü, kentin en güzel yerlerinden birisi. Şehirdeki diğer göllere göre daha sığ yapıda olan bu gölün etrafı milli park statüsünde bulunur. Bisiklet sürmeyi seviyorsanız Eğirdir otogar önünden Kovada Gölü’ne kadar uzanan bisiklet parkurunda elma bahçeleri manzarasında sürüş yapabilirsiniz. Bu uyarıyı paylaşmadan geçmeyelim, sağlıklı bir sürüş için mutlaka kaskınızı takmayı unutmayın.

Beyşehir Gölü

Tektonik kökenli bir çukurun su dolması ile oluşan Beyşehir Gölü, Batı Toroslarda Anamas Dağları’nda konumlanıyor. Ülkemizin üçüncü büyük gölü olan Beyşehir, İç Anadolu Bölgesi’nin su ihtiyacını karşılıyor. Beyşehir Gölü Milli Parkı’nda su ve dağ sporlarını deneyimlemenizin yanı sıra yaz aylarında Karadilen ve Bademli Plajlarını da ziyaret edebilirsiniz.

Yazılı Kanyon

Türkiye’nin gizli kalmış cennetleri arasında gösterilen Yazılı Kanyon, 1989 yılında milli park olarak ilan edilmiş. Tertemiz hava eşliğinde muhteşem yürüyüş yollarında keşfedebileceğiniz Yazılı Kanyon’da yürüyüş yapabilir, piknik kurabilir, ilginiz varsa kaya ve dağ tırmanışı deneyimleyebilir, bitki çeşitliliğini gözlemleyebilir ya da hiçbir şey yapmaksızın yalnızca manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Yaka Kanyonu

Yaka Kanyonu, zengin bitki örtüsü, kuş türleri, çağıldayan şelaleleri ve rengarenk kelebekleriyle bir Isparta ziyaretinde mutlaka gezilmesi gereken noktalar arasında yer alıyor. Yaka Köyü’nde bulunan kanyonun derinliği 30 metre ile 100 metre; genişliği ise yaklaşık 1.5 – 2 metre arasında değişiklik gösteriyor. Yaka Kanyonu’na gelecekseniz mutlaka ayakkabılarınızın kaymaz tabanlı olduğundan emin olmalısınız.

Zindan Mağarası

Aksu ilçesine oldukça yakın bir noktada konumlanan Zindan Mağarası tam 765 metre uzunluğa sahip. Mağaranın içinde aydınlatma mevcut ve kurulan asma köprüler sayesinde kolay bir gezinti ayrıcalığı sunuyor.


İnönü Mağarası

İnönü Tepesi’nin yamacında yer alan mağaranın dikkat çeken yanı içinde Geç Roma ve Doğu Roma dönemlerine ait seramik parçalarına rastlanması diyebiliriz. Bu durum burada bir yaşamın olduğuna işaret ediyor. Kentin en bilinen doğal güzelliklerinden birisi olan İnönü Mağarası’nı Isparta’da gezilecek yerler listenize eklemenizi önereririz.

Pınargözü Mağarası

İçinde çağlayan oldukça güçlü bir su kaynağına sahip olan Pınargözü Mağarası’nın 1995 yılında yapılan araştırmalarda yalnızca 16 kilometrelik bir kısmının ölçülebilmiş olduğunu söyleyebiliriz. Henüz sonuna kadar gidilemeyen mağaranın içinde farklı büyüklükteki gölcükler, şelaleler ve damlataş havuzları yer alıyor. Türkiye’nin en soğuk suyu ve en uzun geçidi özelliklerine sahip mağara aynı zamanda turizm açısından Avrupa’nın en uzun mağarası olarak kabul ediliyor.

Aya İrini Mağarası

Isparta’nın Yalvaç ilçesinde bulunan Aya İrini Mağarası’nın elde edilen bulgulara göre Roma ve Bizans toplulukları tarafından sığınak olarak kullanıldığı düşünülüyor. Bu mağarada su deposu olarak kullanılan sarnıç ve bentler de yer alıyor. Yağış döneminde tavandan süzülen yağmur damlaları bu sarnıçlarda birikiyor. Turistik açıdan da bir hayli dikkat çeken bu mağarayı keşfetmenizi öneririz.

Kızıldağ Milli Parkı

Mavi sedir ormanları ile sarmalanmış Kızıldağ Milli Parkı tam 1840 metre yükseklikte bulunuyor. İçinde Beyşehir Gölü’nü de barındıran parkta mavi sedirin yanı sıra sedir, karaçam, köknar, ardıç, meşe, söğüt, kavak, ıhlamur ve köknar da bulunuyor. 550 hektarlık alana sahip parkta dağ evleri ve kamp yeri de yer alıyor. Yeme – içme ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz tesisler de mevcut.

Başpınar Tabiat Parkı

Isparta’da nerede kamp alanı bulabilir, çadır kurabiliriz diye soracak olursanız size verebileceğimiz birçok yanıttan birisi de Başpınar Tabiat Merkezi olacaktır. Merkeze oldukça yakın olan bu alanda 8 tane bungalov ev, Kıl Çadır Sosyal Tesisleri ve çadır kurma üniteleri bulunuyor. Yaz aylarında sıcaktan bunalanların kaçtığı bir destinasyon olan Başpınar Tabiat Parkı, kış aylarında da Dedegöl Dağı’na olan yakınlığı ile kayak merkezi olarak tercih ediliyor. Burada harika bir doğa yürüyüşüne çıkabilir, balık tutmayı seviyorsanız Sorgun Barajı’nda kiralayabileceğiniz olta ve diğer ekipmanlarla balık tutabilirsiniz.

Davraz Kayak Merkezi

Eğirdir ve Kovada Gölleri ile çepeçevre sarılı olan Davraz Dağı, 2635 metre yüksekliğe sahip. 1995 yılından beri turizm merkezi olarak hizmet sunan Davraz Kayak Merkezi’nde kayağın yanı sıra diğer birçok doğa sporunun yapılmasına elverişlidir. Isparta’yı kış aylarında ziyaret ederseniz şehir merkezine 25 kilometre uzaklıkta bulunan Davraz’ı keşfetmenizi öneririz.

Akpınar Köyü Seyir Terası

Tepeden Eğirdir Gölü ile Yeşil ve Can Adalarını gören Akpınar Köyü, önünüze müthiş bir manzara sunuyor. Akpınar Köyü Camisi’ni yürüyüş parkurunun başlangıç noktası olarak alıp batı yönüne doğru düz ilerlediğinizde Prostanna Antik Kenti kalıntılarını da keşfetmiş olacaksınız. Burada kısa bir dinlenme ve fotoğraf çekme molası verebilirsiniz. Ardından tepeye varmak için yaklaşık 200 metre uzunluğunda dik bir yokuşu tırmanmanız gerekiyor. Tepeye ulaştığınızda seyre dalacağınız manzaranın güzelliği ise paha biçilmez.

Barla Kasabası

Şehir merkezinden yaklaşık 45 dakika uzaklıkta bulunan Barla Kasabası Eğirdir ilçesine bağlı. Antik çağdan beri varlığını sürdüren kasabanın eski ismi Parlais. Onu bölgede meşhur edense M.Ö. 1 yüzyıldan itibaren para basılan yer olması. Roma İmparatorluğu hakimiyetine giren Parlais’te bu döneme ait Roma köprüsü ve iki adet kaya mezarlığı bulunuyor. Osmanlı İmparatorluğu’ndan ise bir hamam, iki çeşme ve çeşmeler günümüze kadar ulaşan yapılar arasında gösteriliyor.

Sagalassos Antik Kenti

Tarihin en önemli antik kentlerinden birisi olan Sagalassos Antik Kenti, Burdur’un Ağlasun ilçesinde konumlanıyor. Fakat Isparta’ya sadece 4 km mesafede bulunuyor. Isparta geziniz sırasında bu muhteşem kenti mutlaka Isparta gezilecek yerler listesine ekleminizi öneririz. Sagalassos Antik Kenti hakkında detaylı bilgi almak için buraya tıklayarak blog yazımızı inceleyebilirsiniz.


Isparta’da Neler Yenilir?

Yüzyıllardır birçok medeniyetin yeşerdiği Isparta, konumunun sağladığı avantajlar sayesinde oldukça zengin bir mutfak kültürüne sahip. Özel kutlama günlerinden bayramlara, sabah kahvaltılarından mezelere değin çok geniş bir çeşit aralığına sahip olan kent mutfağında birbirinden lezzetli yemekler bulunuyor. Buraya geldiğinizde Isparta geleneksel mutfağının en meşhur et yemeklerinden banak, meze olarak da tüketilen bakla borani, kente özgü yöntemiyle pişirilen bir çeşit karnıyarık olan yatırtma, görünüşü aşureye benzese de kendine has bir lezzete sahip olan dirgit, ağzı kapalı küpte saatlerce pişirilen Yalvaç usulü keşkek ve gül şerbeti mutlaka denemenizi önereceğimiz yerel lezzetler arasında sayabiliriz.

Yorum (0)
Yorum Bırak