Peribacalarını Benzersiz Kılan 7 Özelliği

Peribacalarını Benzersiz Kılan 7 Özelliği

Peribacaları deyince aklımıza direk Kapadokya geliyor. Kapadokya’da her yıl yurtiçi ve yurtdışından büyük oranda turist çeken yerlerden biri olarak öne çıkıyor. Turistlerin çoğunluğu peribacalarını merak ediyor. Kapadokya’ya giden her 10 kişiden 8’i Peribacalarını görmeden ve orada muhteşem fotoğraflar çekmeden dönmüyor. Biz de bu yazımızda Kapadokya’yı halen görmemiş olan ya da önümüzdeki senelerde gitmeyi düşünenler için peribacalarını benzersiz kılan 7 özelliği ele alacağız. İsterseniz gelin başlayalım.

Peribacası Nedir?

Kapadokya’ya gitmeden önce peribacası nedir? sorusunun cevabını bilmeniz gerekiyor. Vadi yamaçlarından aşağı doğru inen suların ya da esen rüzgârların tüflerden oluşan yapıları aşındırmaları sonucu meydana gelen yer şekline peribacası deniyor. Peribacalarını oluşturan sebepleri ise su ve rüzgârlar şeklinde açıklayabiliriz. Sel suları dik yamaçlardan akarken kendilerine yol bularak sert kayaları çatlatabilmek amacıyla aşındırıyorlar. Aşındırdıkları malzemelerde peribacalarının oluşumuna zemin hazırlıyor. Aynı zamanda peribacalarının ortaya çıkmasında toprağın önemi de göz ardı edilemez. Yağmur sularının son derece hızlı akmasıyla birlikte toprakların geçirimsiz olması peribacalarının oluşmasını hızlandıran etkenler arasında yer alıyor.


1- Şapkalı Peribacaları

Kapadokya’da şapkalı peribacaları en güzel ve en önemli doğal güzellikler olarak dikkat çekiyor.  Şapkalı diye anılmaları da orayı benzersiz kılan özelliklerden biri. Her mevsim milyonlarca turist buraya geliyor. Üzerlerindeki şapkanın dış koşullar sonucu düşmesi sebebiyle şapkalı özelliklerini yitirseler de, görünümleri son derece ilgi görüyor. Kapadokya’ya geldiğinizde, şapkalı peribacalarının uzaktan bir panaromasını fotoğraflamanızı ve gezi anılarınıza eklemenizi tavsiye ediyoruz. Kapadokya’nın simgesi haline gelen Üç Güzellerin de şapkalı peribacalarının ta kendisi olduğunu söyleyebiliriz.

2- Çekirdek Aile: Üç Güzeller Efsanesi

Üç güzeller iki büyük bir küçük peribacasının anne baba ve çocuktan oluşan çekirdek ailenin dizilimi şeklinde ifade edilerek ziyaretçilerine merhaba diyor. Görünümüyle Kapadokya’ya gelen kişilerde aşındırma şekliyle meydana gelen doğal oluşumdan ziyade samimi bir hava yaratması da peribacalarını benzersiz kılan 7 özellik arasında yerini alıyor. Üç Güzellerin birçok gezgine göre farklı efsaneleri mevcut. Kimileri için Üç Güzeller;  büyükanne, büyükbaba, baba ve kucağında çocuğunu tutan hamile bir kadının taşa dönüşmüş bedenlerini ifade ediyor. Başkalarının dilinde de, buruk bir aşkın hezimetlerini vurguluyor. Bir söylentide de, insanların ve perilerin dostluğuyla birlikte kavuşamayan âşıkların hikâyesi anlatılıyor. Tüm bu efsanelerde Üç Güzelleri özel kılarak, gezginlerde burayı görme isteği uyandırıyor. Üç Güzelleri görüp inceledikten sonra da her gezgin kendi kafasında bir efsane yaratıp ona inanabiliyor.


3- Muhteşem Erciyes Dağı Manzarası

Üç Güzeller yalnızca efsaneleri ile öne çıkmıyor. Arkasında yer alan muhteşem Erciyes dağı manzarası ile güneşin batış zamanlarında fotoğraf çekimlerini adeta bir sanata dönüştürüyor. İnternette ve sosyal medyada Üç Güzellerden çekilmiş Erciyes dağı manzaraları ile karşılaştığınızda, Üç Güzellerin bu konumunun benzersiz kılan özelliklerden biri olduğunu anlayabilirsiniz.

4- Dünyanın Yedi Harikasından Biri Kapadokya’daki Peribacaları

Kapadokya’daki peribacalarının dünyanın yedi harikasından biri olduğunu bilmeniz gerekiyor. Çünkü dünyanın çeşitli bölgelerinde peribacalarına benzer şekiller varlığını sürdürüyor. Ancak hiçbir yerde Kapadokya’da olduğu kadar yoğun bulunmuyor. Dolayısıyla Kapadokya’daki peribacalarının benzersizliği burada da kendini gösteriyor.


5- Peribacalarının Birçok Medeniyete Ev Sahipliği Yaptığını Biliyor Muydunuz?

Kapadokya’nım tarihi çok eskilere dayanıyor. Bu sebeple peribacaları oluşumunun birbirinden farklı birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı da anlaşılabiliyor. Bölgedeki doğal binalar şeklinde görülen peribacalarının içinin ilk insan yerleşiminin olduğu Paleolitik dönemde oyulmaya başladığı söyleniyor. Ayrıca Hititlerin hüküm sürdüğü dönemden sonra 3. Yüzyılda Hristiyanların inançlarını yaşayabilmeleri için hem sığınak hem de ibadethane olarak kullanıldığı biliniyor. Buna ek olarak 11. Ve 12. Yüzyıllarda da Kapadokya Selçukluların eline geçene dek, Hristiyanların Arap akınlara ve başka istilalara karşı direnişine şahitlik ettiği de yazılı kaynaklardaki yerini alıyor.

6- Peribacalarının Efsanevi İsmi

Peribacalarının efsanevi isminin nereden geldiği konusu da, burayı benzersiz kılan özelliklerden biri olarak dikkat çekiyor. Üç Güzeller bölgesindeki efsaneler gibi Peribacalarının ismi hakkında da çeşitli rivayetler halen varlığını sürdürüyor. Bunlardan en bilineni ise şu şekilde özetleniyor; Göreme yöresindeki köylerden birinde genç bir adamın yaşadığı ve bu adamın peribacalarının bulunduğu bölgeye çeşitli ürünler ekip, bacaların içini oyarak girintili çıkıntılı oyuklar inşa ettiği söyleniyor. Ayrıca bu oyuklara kuşların yumurtalarını emanet etmesi sebebiyle de, bölgenin o dönemde bolluğun ve bereketi sembolize ettiğine inanılıyor. Fakat adamın yaşlanmasıyla birlikte ürünlerle eskisi gibi ilgilenememesinden dolayı o bölgede yorgunluktan yere düştüğü ve bölgeye perilerin gelip ekin ve üzümleri toplayarak yaşlı adama yardımcı oldukları en önemli rivayetler arasında yer alıyor. Yazılı pek çok kaynakta doğaüstü yaratıklar olan perilerin adamın ölümünden sonra sonsuza kadar gizlendikleri vurgulanıyor.


7- Volkanik Aşındırma Şekliyle Oluşan Peribacaları

7. ve son maddede sizlere peribacalarının coğrafi özelliklerini biraz detaylandırarak anlatmayı tercih ediyoruz. Çünkü buranın efsanevi özelliklerinin yanında, oluşum aşamalarının da bilinmesi gerekiyor. Milyonlarca yıl önce yerkabuğunun hareketlenmesine paralel şekilde, dünyamızın merkezindeki magma tabakasında bulunan lav yerkabuğundaki derin çatlaklardan çıkarak Erciyes, Hasan Dağı ve Güllü Dağ yanardağlarından yeryüzüne püskürmüştür. Bu volkanik hareketle beraber, denizi kurumuş çukur bölgenin iç kısmının lav ile dolması da peribacalarını oluşturup günümüze kadar varlığını korumasına en büyük etkendir.

Peribacalarının gövde kısmını volkan külünden oluşan tüfit, gövdenin üstündeki şapka şekli ise ignimbirit ve lahar gibi sert kayaçlar meydana getirmiştir. Şapka kısmının hem sert hem de dayanıklı kayaçlardan oluşmasından dolayı alt kısma doğru baskı uygulanarak, peribacalarının gövde bölümlerinin rüzgâr karşısında aşındırılması da engellenmiş oluyor. Böylece peribacalarının ömrü uzuyor. Peribacalarının yerkabuğu hareketlenmesi ile meydana gelip, hiçbir zarar görmeden bugüne dek gelmesi de gezgin rotaları açısından önem taşıyor.

Yorum (0)
Yorum Bırak